İstanbul LGBTT
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

trans-america

trans-america

Tarih 07 Haziran 2012, 13:38 Editör ilker

Bir çok LGBTT filmlerini izliyoruz. Genelde bütün transseksüel kadınlar ya öldürülüyor ya da ‘’ceza’’ görüyor. Transamerica’yı farklı kılan da bu dilden fazlası ile uzak olması. Bir mesaj veriyor bu film. Öğretiyor ve öğretirken sorular sorduruyor kendi içinde.

Trans-America

'Neden bütün filmlerde transseksüel bireyler öldürülüyor?' sorusuna karşı tezat bir anlatım oluşturuyor TransAmerica. Filmin genel kurgusu, hikâyesi, müzikleri ve oyuncuların performansları ile sinema tarihine yeni bir şema çiziyor.

Biliyorsunuz ki ötekileştirilen bireyler dünyanın her yerinde aynı. Eğer farklı isen sen yok olmalısın ya da toplumun o geneli içinde eriyip gitmelisin.

Görünür olmak ya da ol(-a)mamak. Belirli norm ve kurallar çerçevesinde yaşayan insanoğlunun ''Ben de buradayım, beni de görün!'' demesinin sessizce haykırışı.

Filmde Bree adındaki karakterimiz kendi içinde oldukça muhafazakar bir trans-kadın. Aslında ona sorarsanız o bir 'biyolojik kadın.' Kendi içinde yaşadığı cinsiyet değiştirme sürecinde belirli zorluklardan geçmesi gerektiğini bilen ve en sonunda İsa'ya sığınan bir kadın. Kendi içinde yaşadığı transfobiyi bir türlü bastıramayan, kendini toplumun ona belirlediği ''normal'' olan yerden bakması gerektiğini benimseyen bir kadın. Bir kadının uyanması nihayetinde filmin genel akışı içerisinde. Er değil dişiliğini yaşamak isteyen tatlı ve ironik bir şekilde hayatı dalgaya alan bir kadın.

Karakter hakkında söylenecek çok fazla söz var aslında. Konuşuldukça akacak, aktıkça da yerine oturacak uzun uzadıya sohbet edilmesi gereken bir sembol. Bir sembol diyorum çünkü kendi içinde Bree hem trans kadınları hem de ‘’biyolojik bir kadın’’ olarak günlük hayatın içine karışabilen bir kahraman* gücüne sahip.

Filmi genel hatları ile okuyuculara özetlersek, bir oğlu olduğunu da öğreniyor geçiş sürecinin içerisinde. ‘’lezbiyen’’ bir ilişkisinden olan. Tabii ki erkek bedeninde olduğu bir sürecin içerisinde. İsmi Toby.Onunla olan tanışmasını ve en sonunda Bree'nin onun 'annesinin' olduğunu anlatan sürecini izliyoruz. Ben bu filmi defalarca izlerim. Bana güç veren bir anlatımı var. Hayatla bir şekilde dalga geçmeyi ve bütün transseksüel kadınların yaşadığı zorlukları çok keskin hatlarla belirtmese de genel olarak üstünden geçen bir dili var. Bree’nin en son ameliyat masasına yatma sahnesi. Ailesi olan gerginlikleri. Toplum tarafından kabul edilme süreci. ‘’ Görünürlüğünün’’ en aza indirgenme hâlleri.

Bir çok LGBTT filmlerini izliyoruz. Genelde bütün transseksüel kadınlar ya öldürülüyor ya da ‘’ceza’’ görüyor. Transamerica’yı farklı kılan da bu dilden fazlası ile uzak olması. Bir mesaj veriyor bu film. Öğretiyor ve öğretirken sorular sorduruyor kendi içinde.

Bence Transamerica gibi ötekileştirilen hayatların üstüne daha çok gidilmeli. Önde olan oyuncular ve yönetmenlerin çekip bütün dünyada izlenebilmesi gibi. Bu filmi bu konuda oldukça başarılı buluyorum.

Crying Game’i de bilirsiniz. O da bu tat ile kıvamında olan bir film.

Fotoğrafa dikkatlice bakar mısınız? Ne kadar yorgun ve yaşanmış kırışıklıkları var öyle değil mi sizce de? Transseksüel bireyler o kadar çok dışlanıp acı çekiyorlar ki… Hem kendi içlerinde yaşadıkları bir mücadele var hem de topluma karşı kabullenme süreçleri…

Bree belki öldürülmüyor. Bir şekilde hayata tutunabiliyor. Ailesi istemese de onu sonradan kabulleniyor. Ama bir de görünmeyen yüzler var. Sokaklarda para kazanmak için fahişelik yapmak zorunda olanlar var.
Türkiye’de bir devrim olmalı bu konuda. Öyle bir değnek dokunsun ki anayasaya… Devlet iş versin , kapılarını açsın ötekileştirilenlere de. (Çok masalsı tamam kabul ediyorum! Kürtajın bile yasaklandığı bir ülke de böylesine bir istek…) Ama yine de evet istiyoruz!

Türkiye’de birkaç yıldır artan ‘nefret cinayetlerine’ Dur demek istiyoruz.
Anayasa için yeni bir maddenin yürürlülüğe geçmesi için mücadele başlattık.
Artık ölümler dursun. Kanlar akmasın…

Sevgiler.

Ela Kaçar.

Bu haber 4490 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Sizden Gelen Mesajlar

  • Bu kategoriye henüz haber eklenmedi.

ANKET

İstanbul LGBTT'yi ne kadar tanıyorsunuz?




Tüm Anketler

Trans X Turkey



Trans X Türkiye, Türkiyedeki trans* bireyler hakkında ve onların haklarını desteklemek için oluşturulan bir internet portalıdır. Bu portal trans* bakış açısı ile geliştirilmiştir ve trans* bireyler tarafından gerçekleştirilecektir.

İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, Trans X Projesi'nin ana partnerlerinden birisidir.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi