İstanbul LGBTT
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Güne cinayet haberiyle uyanmak !

Güne cinayet haberiyle uyanmak !

Tarih 28 Nisan 2014, 01:24 Editör ilker

Sevgili Ebru Kırancı trans birey Çağla'nın öldürüldüğü gün "Ya arkadaşlar Allah için biriniz 'Güne cinayet haberiyle uyanmak' başlıklı bir yazı yazsın" demişti. Ben de tuttum bir hikaye yazdım. Ne kadar bize ait bir hikaye o na siz karar verin.

Güne cinayet haberiyle uyanmak !

Uzun zamandan beridir evinin eşiğinden içeri girip kapısını geceye kapattığı anda, dudaklarından "çok şükür bu gece de sağ salim evime gelebildim" cümlesi dökülürdü İrma'nın. Yine aynı seremoniyle içeri adım atmaya koyulmuştu ki, nedense vazgeçti. Dudaklarında,dilinde kalbinde, çantasında daha düngece işlenen cinayetin tazeliği ağırlığı vardı. Her gün yeniden öldürülenlerin, ölümde hayat bulanların Tanrı'ya bir borcu olmasa gerekti. Kısa süre sonra pişman olup "tövbe, tövbe" deyip kendine kızdı, iç çekti. Bu düşünceler içinde ayaklarını yorgunluğunu ardından çeke çeke salona geçip ışığa basmıştı ki, onu fark etti. Lambanın etrafında "hoş geldin" dercesine dans eden kelebeği. Bu davetsiz misafir, kimsenin pek çalmadığı kapısına misafir geleceğine de işaret olmasa gerek diye düşündü İrma.Gündüz pencereyi açık bırakmıştı hepsi bu.. Sonra nedense aklına Ebru Kırancı'nın arkadaşları Çağla'nın öldürüldüğü sabah, "Ya Allah için biriniz 'Güne cinayetle uyanmak' başlıklı bir yazı kaleme alsın" deyişi geldi. Üşüdüğünü hissetti. İçinden "Hassiktir! Hangi güne, hangi cinayete ve büyük olasılıkla gelecekteki hangi gün ve cinayetlere" diye geçirdi. Yine bir daha ürperdi. Gözleri tavandaki lambaya ilişti, kelebek deli divane pır pır dönüyordu hala, pır pır atan kalbine eşlik edercesine. Ve hay aksi yine o meşhur takıntı! Biranda kendini kelebeğin turlarını sayarken buldu: Bir, iki, üç...Onbeş'te durdu İrma. Öyleya daha bugün konuşulmuştu bu ülkede her yıl ortalama 15 transın öldürüldüğü. Ne olduysa klavyeyi önüne çekmesi ve yazmaya başlaması bir oldu. Edebiyata eşlik ettiğinden hep şüphe ettiği o klavye güne cinayet haberiyle başlamayı anlatan bir yazıya ev sahipliği yapabilir miydi ? Denemekten bir şey kaybetmezdi herhalde. İrma bir gözü kelebekte, bir gözü tuşlarda öylece güne cinayetle uyanan "ötekilerin" mazisine çoktan dalmıştı bile..Öyleki tuşlara basmasıyla kendini bir anda Kurtuluş Eşrefefendi sokak Amber Apartımanı'ndaki o küçüçük gün güneş görmeyen tek göz evde bulması bir oldu. Yıllarca gazetecilik yaparak birktirdikleriyle aldığı ve adeta mezarı olan sevgili Baki'nin evinde. Hani katilinin 38 bıçak darbesiyle öldürdüğü gazeteci Baki'nin. Nasıl bir hınç nasıl bir nefretti o. 38 bıçak darbesi hangi toplumsal iki yüzlülüğü öldürmeye yeminliydi. Geride "Dicle'ye akıtacağımız 38 gözyaşı" kalabilmiş miydi, diye geçirdi içinden İrma, biz kalanlara...Hassiktir deyip klavyeyi ittii ! Bir sigara yakıp yıllar öncesine gitti. İrma Baki'nin bir sokak yakınında oturuyordu o sıralar. Ve Baki'nin ölüm haberi ancak bir hafta sonra evden gelen kokular üzerine öğrenilebilmişti. "Nasıl bir sistem, nasıl bir yalnızlık bu" diye geçirdi içinden.

Sonra Hadise geldi aklına..."Aşk olsun sevgili Ebru ben şimdi nasıl yazayım, daha 18 inde olan Hadise'yi..Ah be Ebru, o daha hayata henüz merhaba demişti. Nasıl anlatayım 18'inde bizleri kendi cinayet haberiyle uyandırdığını. Ya da bir türlü uyandıramadığını. Ben Hadisey'le tanıştıktan üç gün sonra cinayet haberini duydum Ebru" diye geçirdi. Elindeki sigarayı küfredercesine söndürüp sırtındaki tonlarca yük ağırlığıyla yatağa attı kendini. Gözlerini yumarken, "Peki sevgili Ebru, ya hiç haberimiz olmayan kimsesizler mezarlığına gömülenleri nasıl anlatayım. Dahası senin uyandığın cinayet haberli günlerini" diye düşündü.

Yeni bir güne elindeki kahve fincanıyla ayılmaya çalışan İrma, mutfak kapısının önünde öylece yatan kelebeği bu kez yerde görüp İrkildi. Kahretsin bu daha düngece tavandaki lambanın etrafında dans eden kelebekti. "Al işte be Ebru güne yine ölüm haberiyle uyandık. İyi mi?" sözlerini İrma içinden mırıldandığını sanmıştı oysa büyük ihtimalle bütün apartman olmasa da yan komşusu duymuştu. Sonra nedense aklına o müthiş benzetme geldi : "Travesti dediğiniz tırtılın kelebeğe dönüşmüş halidir ve kelebeklerin ömrü kısa olur !" O anda bir daha Hadise'yi düşündü. Acaba bu kelebek o olabilir miydi ? Kimbilir ?

Kahve fincanını bıraktı, yerde öylece yatan kelebeği (Hadise) avuçlarına aldı, usulca okşadı, ne yapsam diye düşünürken, aklına daha birgün önce Çağla'nın cansız bedenine dokunmaktan çekindikleri için ceset torbasına konulup taşıma işlemini arkadaşlarına yaptıran polisler geldi. Avucundaki Hadisey'e bir daha sevgiyle, merhametle usulca dokundu. Bir fatiha okudu. Peşinden bir Ayetil Kürsi...Sonra bir koşu teras katına çıktı. Avucunu açtı, derin nefes çekip Bismillah eşliğinde usulca Hadise'ye üfledi. Öylece döne döne boşlukta kaybolup gitti kelebek. İçine garip bir huzur doldu.

İçine düşen bu huzurla İrma, öylece oturup sokağa günün telaşına kapılanlara derin sessiz dalıp dalıp seyre koyuldu. Bir sokağa bir teras kapısının camına düşen aksine. Saçlarını bağlarından sıyırıp dağıttı, cama bir daha baktı ve hala çok güzel olduğunu düşündü. Belki eskisinden de güzel. Bu özgüvenle yeniden kenti seyre daldı. Gözüne kentsel dönüşümün eseri yeni binalar takılmıştı ki, kendini o meşhur takıntının içinde buldu : Bir, iki, üç...İrma bu kez 38'de durdu Ebru ! Kendi hayat serüveninde durmuş ama irkilmemişti nedense. İrma'yı irkiltmeyen kendi cinayet haberiyle güne uyanmak fikriydi. Bir kelebek olup bir geceliğine bir eve misafir olmak fikri, nasıl bir şeydi acaba? Bütün mahallenin duyacağı bir kahkaha patlattı: "Hassiktir 38'inde kelebek mi olur?" Ölümle de olsa bak işte yine İrma güne uyanmıştı, herşeye inat uyanabilmişti. İrma olmuştu. Ve sevgili Ebru, İrma öyle neşelendi ki, potansiyel katiline nasıl seslenebileceğini bile planladı: "Hey sen: Biz bir kelebek ömrü kadar kısa olan hayatımız boyunca kendi kendimizi defalarca öldürdük zaten. O yüzden fazla sevinme. Sen benim sürgün hayatıma sadece bir şeref golü atmış oldun bebek. 38'e 1 öndeyim hala!"

Deniz DENİZ

Bu haber 2631 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İstanbul LGBTT Hakkında

İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği Hesap Dökümü

İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği Hesap Dökümü İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, kuruluş aşamasından bugüne kadarki mali bütçemizi kamuoyuna sunarız.

Bafra T tipi Cezaevi'nde Trans kadınlar 40 gündür açlık grevinde...

Bafra T tipi Cezaevi'nde Trans kadınlar 40 gündür açlık grevinde... Bafra T Tipi Cezaevi’nde uğradıkları hak ihlallerinden dolayı açlık grevine başlayan translardan biri olan Avşa, si...

ANKET

İstanbul LGBTT'yi ne kadar tanıyorsunuz?




Tüm Anketler

Trans X Turkey



Trans X Türkiye, Türkiyedeki trans* bireyler hakkında ve onların haklarını desteklemek için oluşturulan bir internet portalıdır. Bu portal trans* bakış açısı ile geliştirilmiştir ve trans* bireyler tarafından gerçekleştirilecektir.

İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, Trans X Projesi'nin ana partnerlerinden birisidir.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi